Alzheimer hastalığı; beyin hücrelerinin zamanla zarar görmesiyle ortaya çıkan, beyin işlevlerinde bozukluklara bağlı olarak zamanla bireyin konuşma, karar verme ve günlük işlerini kendi başına yapma yeteneğini kaybetmesine neden olan kronik ve ilerleyici bir rahatsızlıktır. Tüm demans (bunama) nedenleri içinde en yaygın görülenidir ve vakaların yaklaşık %60-70’ini oluşturmaktadır.
Dünya genelinde 55-57 milyon kişide demans olduğu, yaklaşık her 3 saniyede bir kişide demans geliştiği, 2040 yılına kadar dünya genelinde üçüncü önde gelen ölüm nedeninin demans olacağı tahmin edilmektedir. Alzheimer hastalığı ve demans, ülkemizde de önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. TÜİK tarafından yayımlanan 2022 yılı Türkiye Sağlık Araştırması Raporu’na göre, ülkemizde 65 yaş üzerindeki bireylerde Alzheimer hastalığı görülme sıklığı %5,5’tir. Yine TÜİK verilerine göre Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2024 yılında %3,0 olmuştur.
Yaygınlığına ve bireyler, aileler ve toplumlar üzerindeki yıkıcı etkilerine rağmen hastalığa ilişkin bilgi eksiklikleri, yanlış inanışlar, damgalama ve ayrımcılık dünya genelinde devam etmektedir.
Bilgi ve farkındalık düzeyindeki eksikliklerin başında hastalığın yaşlanmanın doğal ve önlenemez bir parçası olarak görülmesidir. Yapılan araştırmalar, sağlık ve bakım çalışanlarının %65’inin demansın, yaşlanmanın normal bir parçası olduğuna inandığı göstermiştir. Dünya genelinde toplumun yaklaşık %80’i demans geliştirme konusunda endişe duymakta, her 4 kişiden 1’i ise demansı önlemek için yapılabilecek hiçbir şey olmadığını düşünmektedir.
Konu ile ilgili ikinci önemli sorun da ayrımcılık ve damgalanmadır. Demansla yaşayan bireylerin %88’i ayrımcılığa uğradığını belirtmektedir. Demansla yaşayan bireylerin ve bakım verenlerin %46’sı tanı korkusu ve damgalamayı, tanıya erişimin önündeki engeller arasında göstermektedir.
Hastalık ile hastalığın kişiler ve toplum üzerindeki yıkıcı etkileri hakkındaki farkındalığın ve bilgi düzeyinin artırılması, aynı zamanda damgalanma ve ayrımcılıkla da mücadele edilmesi amacıyla her yılın eylül ayı Dünya Alzheimer Ayı olarak ilan edilmiştir. Bu senenin kampanya teması ise “Ne Kadar Erken Tanırsanız, O Kadar Fazlasını Yapabilirsiniz: Demans Tanısı Önemlidir.” olarak belirlenmiştir.
Bilinmelidir ki;
Demans ve Alzheimer riski azaltılabilir.
Ailesinde demans veya Alzheimer öyküsü bulunması ve cinsiyet gibi risk faktörleri değiştirilemez.
Yaşam tarzına bağlı ve değiştirilebilir risk faktörleri ile mücadele edilerek sağlıklı yaşam alışkanlıklar edinerek hastalığı önlemek, geciktirmek veya etkilerini azaltmak mümkündür. Değiştirilebilir risk faktörleri arasında; yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, obezite ve tip 2 diyabet, tütün ve tütün ürünleri ile alkol kullanımı, hareketsiz yaşam ve zihinsel olarak pasif olmak gibi alışkanlıklar; düşük eğitim düzeyi, depresyon, kafa travmaları ve uyku bozuklukları sayılabilir.
Araştırmalar; değiştirilebilir risk faktörlerine uygun müdahaleyle demans vakalarının %45’inin geciktirilebileceğini veya önlenebileceğini göstermektedir.
Bu çerçevede, hastalıktan korunmak için;
Zihinsel egzersizler yapmak: Bulmaca çözmek, kitap okumak veya yeni bir dil öğrenmek beyni dinamik tutar.
